İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Animasyon Filmlerin Kısalarından Ne Bekleyebiliriz?

Kısa animasyon filmleri merak ettiğimiz anlarda öncelikle son yirmi yılda yapılıp popüler olmuş kısa animasyonlardan yola çıkarak izlemeye başlıyoruz. Bu filmlere, özellikle en popüler olanlara dikkatli baktığımızda hepsinde bir ortak özellik ilgimizi çekiyor. Bu filmlerde tema olarak çoğunlukla; ölüm, savaş, toplumsal meseleler seçiliyor… Bu temalar aslında kısa filmlerde ele almak için fazla derinlikli ve çok yönlü… Buradan beslenen hikayeler kısa filme sığdırmak için ancak bir metafor olarak ele alınabiliyor. Bu yüzden ele alınan hikayeye her yönüyle tanık olamıyoruz, ve ikna olamıyoruz. Filme duygusal olarak dahil olamıyoruz. Filmde bize yalnızca ölümün adı söyleniyor ve bizden ölümün ardındaki tüm trajediyi tahmin etmemiz bekleniyor.

Aslında bu filmleri izlerken beklenen duygusal tepkiyi verdiğimizi itiraf edelim. Ancak bizi asıl rahatsız eden bu duygusal tepkinin, ancak filmin sürdüğü birkaç dakika boyunca kalıcı olup, yüzeysel ve empatiden yoksun olması. Bir problemden söz ettiğini iddia eden bir eseri tüketirken, ondan bizi farkında olmadığımız gerçeklerden haberdar etmesini, empati becerimizi geliştirmesini bekliyoruz. Ancak bizi gerçek olduğuna ikna edemeyen eserlerde isteğimizi bulamıyoruz. 

O halde bir kısa animasyon filmden ne bekleyebiliriz? Bize göre animasyon teknolojisi, gerçekteki fiziksel sınırların üzerine çıkıp, hayal gücünün yettiği pek çok şeyi yapmaya olanak sağlayan bir fırsat gibi düşünülebilir. Eğer animasyon, bize kamerayla göstermeyi beceremediğimiz büyüleri gösterme imkanı sunuyorsa, bu sonuna kadar kullanılmalı… Bu hayal gücüne dayalı sihir dediğimiz şeyi daha iyi anlatabilmek için, sinemanın daha genç olduğu yıllardan, çizgi filmin ilk ustalarının bulunduğu Disney stüdyolarından çıkmış bir diziden bahsedeceğiz…

Silly Symphony (1929-1939)

Silly Symphony, Walt Disney Productions tarafından, 1929-1939 yıllarında üretilmiş 75 kısa çizgi filmden olusan film serisi… İlk olarak müzik parçalarına eşlik eden klipler şeklinde planlandı. Filmler çoğunlukla, birbirinden bağımsız karakter ve konuları içeriyor… Filmlerin müziklerini besteleyen müzisyenler arasında; Bert Lewis, Frank Churchill, Leigh Harline, Alfred Hay Malotte, Walter Scott Bradley, Paul J. Smith, Edward Holcomb Plumb ve Carl W. Stalling yer alıyor. Ayrıca seri; Ub Iwerks, Walt Disney, Burt Gillett, Wilfred Jackson, David Hand, Ben Sharpsteen, Graham Heid, Dick Heumer, Jack Cutting, Duck Rickard, Rudolf Ising, Vernon Stalings, Jack Cutting ve Clyde Geronimi tarafından yönetilmiş farklı sayılardaki filmlerin bir araya gelmesinden oluşuyor.

Adından da anlaşılacağı üzere filmlerde; her biri için seçilmiş olan temalar eşliğinde ortalama yedi dakika süren müzik parçalarına eşlik etmek üzere koreografiler hazırlanıyor… Seçilen temaya ait elementler, yaratıcılıkla, müzik klibine destek verecek unsurlara dönüşüyor… Aşağıda 75 filmlik seriden; yukarıda saydığımız özellikleri çok iyi yansıttığını düşündüğümüz 5 örneği belirttik…

  1. Music Land

1935 yapımı Wilfred Jackson filmi, enstrümanların yaşadığı müzik ülkesinde Senfoni Adası’nın prensesi ile, Caz Adası’nın prensi arasında yaşanan imkansız aşk öyküsünü konu alıyor. Film müziğe ait unsurları hikayeye dahil ederken gösterilen yaratıcılıkla, serinin en ilgi çekici filmlerinden biri…

  1. The Old Mill

1937 yapımı Wilfred Jackson filmi, eski, terkedilmiş bir değirmene yerleşmiş olan bir grup hayvanın, bir gece bastıran fırtınayla baş etme sürecinii anlatıyor.

  1. Moth and the Flame

1938 yapımı Burt Gillet filmi, bir grup güvenin bir kostüm dükkanına girdikten sonra başına gelen maceraları anlatıyor.

  1. The Cookie Carnival

1935 yapımı Ben Sharpsteen filmi, Kurabiye Ülkesi’nin tatlılar arasında yaptığı bir güzellik yarışması ile ülkenin kraliçe ve kralının seçildiği festivali anlatıyor.

  1. Lullaby Land

1933 yapımı Wilfred Jackson filmi, bir bebeğin uykuya geçmek üzere Ninni Ülkesi’ne gidip, orada uykudan kaçmaya çalışmasını anlatıyor.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir Cevap Yazın