İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Heykelciklerden Çıkan İzleme Listesi

Dünya çapında en çok takip edilen sinema olayı olan Akademi Ödülleri’nin 91’incisi geride kaldı. Heykelcikler, bu kadar farklı milletten, kültürden insanın ilgisini ilk yıllarından itibaren çekmiş olsa da takip etmekle kalmayıp ödülün kime gittiğini, gitmediğini fazla dert ediyor oluşumuz ilginç. Her şeyden önce bu organizasyon yerel bir kimliğe sahip (oy kullananlar, yarışma koşulları vs.) Bir ülkenin geçmişinin, toplumsal olayların seçimleri yönlendirmesi işin doğasında mevcut. O nedenle adaylar ve ödül alanlar arasında bize aykırı gelenleri görmeye devam edeceğiz.

Netflix’in en başarılı orijinal içeriklerinden biri olan Bojack Horseman dizisinin 3. sezonundaki konulardan biri Oscar yolculuğuydu. “Oscar ödüllerinin habercisi” denilerek yapılan sayısız haberin, heykelcik için sansasyonel çıkışların taşlamalarını o bölümlerde, -özellikle 6. bölümde- izleyebilirsiniz.

Her şeye rağmen festivaller kadar sanayi tipi ödül törenlerini de iyi filmlere ulaşmada yardımcı olarak görüyorum. Akademi Ödülleri’nin son yıllarda “kendi bünyesine yabancı” filmlere daha fazla yer vermesini bu düşünceme bir dayanak sayıyorum. Bu yılki adayları da en iyi film kategorisi ağırlıklı olacak şekilde kendime izleme listesi oluşturarak değerlendirdim.

 

Roma (2018), yazan ve yöneten: alfonso cuaron, drama, 135 dk.

“Roma”, aynı anda hem “en iyi film” hem de “yabancı dilde en iyi film” adayı olması (kazandı) ile ve Netflix’in dağıtımcısı olduğu bir filmin ödülleri bir bir toplamasıyla sık sık haber oldu. 

Film, Gravity (Yerçekimi, 2013) ile Altın Küre, Oscar ve BAFTA ödüllerini kazanan Cuaron’un en kişisel işi olma özelliğine sahip. Cauron’un kendi çocukluğundan ve 1970’lerin sosyopolitik olaylarından izler taşıyan Roma, orta sınıf bir ailenin yanında çalışan Cleo’nun (Yalitza Aparicio) bir yılını anlatıyor. Film boyunca hiyerarşik yapıdan ödün verilmezken diğer yandan sıcak bir dostluk ve bağlılık hikayesi izliyoruz. Sinematografisi filmin en güçlü yanlarından biri olarak dikkat çekiyor (kazandı)

           Roma (2018), alfonso cuaron filmi

 

Bohemian Rhapsody (2018), drama, yönetmen: Bryan Singer, 134 dk

Efsanevi müzik grubu Queen’in kuruluşu ile 1985’te Wembley Stadyumu’nda gerçekleştirilen “Live Aid” konserine kadarki dönemin sinemaya uyarlandığı film, yılın en çok ses getiren yapımlarından biri oldu. Film için geçirilen fiziksel değişimlerin modası devam ederken Rami Malek için takma dişler ve bıyık yeterli olmuş. Sosyal medyada sondaki konser sahnesinin gerçeği ile kıyaslandığı çok sayıda paylaşım karşımıza çıkmaya devam ediyor.

Malek başta olmak üzere oyunculuklar (kazandı), anlatım dili, kostüm tasarımı ile iyi bir film. Müzik dünyasında geçen filmde haliyle fazla sayıda şarkı bulunsa da bu şarkıların sahnelerin önüne geçmemesi, kısa kısa verilmesi olumlu noktalar arasında.

Köpek Adası (Isle of Dogs), yönetmen: wes anderson, animasyon, 101 dk

Önceki yıllarda Coco, Inside Out, Loving Vincent, Zootopia gibi yapımların yarıştığı animasyon dalında bu kez merakımı çeken tek bir film oldu: Köpek Adası. Merakımın sebebi tabi ki Wes Anderson’un yazıp yönetmesiydi.

Konu: Stop-motion yöntemiyle çekilen filmde Japonya’daki tüm köpekler karantina adasına sürülmüştür. Bir çocuk kendi köpeğini kurtarmak için yola çıkar. Onun mücadelesi köpek dostlarına ilham verecektir.

Çok sayıda tanınmış ismin seslendirme kadrosunda yer aldığı yapımda Wes Anderson-Billl Murray ortaklığı devam ediyor.

Animasyon filmleri arasında en çok konuşulan, övülen film Spiderman-Spiderman Evreninde’nin (Spiderman into the Spider-verse) ödülü de alması ile onu da izleme listeme ekledim.

Beni Affedebilir Misin? (Can You Ever Forgive Me?), yönetmen: marielle heller, biyografi, suç, 106 dk

Melissa Mccarthy, çok satan biyografilerin yazarı Lee Israel rolünde. Lee, eski başarısından uzak, yalnız ve alkole fazla düşkündür. Bir de işini kaybedince maddi sıkıntılar iyice kendini belli eder. Yazar, bu noktada kalem kullanmadaki becerilerinin yardımıyla para kazanmanın farklı yollarını bulacak, suça bulaşacaktır.

2014 yılında hayatını kaybeden Lee Israel, hayatının o dönemini anlattığı bir kitap yazmıştır.

Melissa Mccarthy ve Richard E. Grant, çok başarılı performans sergilemişler. Filmde Mccarthy’den aşina olduğumuzdan daha farklı türde mizah öğeleri mevcut.

Arakçılar (Shoplifters), drama, suç, yönetmen: hirokazu koreeda, 121 dk

Sıradan küçük soygunlardan birinden dönen Osamu ve Shota, soğukta titreyen küçük bir kız görüp onu evlerine götürür. Osamu ve karısı küçük kızı ailesine götürmek yerine ona göz kulak olmayı seçer. Birçok sırrın açığa kavuşacağı beklenmedik olaylara kadar birlikte mutlu bir aile olurlar.

Japonya’nın “yabancı dilde en iyi film” adayı yapımı çok sayıda adaylık ve ödülle birlikte olumlu eleştiriler aldı. Imdb ve rottentomatoes gibi sitelerde de çok yüksek puana sahip.

Ödüller sayesinde bu filmle tanıştığım için heykelcik konusunu kendi adıma kazanca dönüştürdüğümün örneklerinden biri oldu “Shoplifters”. İnsana dair güzel bir hikaye.

Diğer Filmler

Sessiz Bir Yer (Quiet Place): Komedi oyunculuğundan aksiyona yönelen John Krasinski’nin beyazperdedeki ilk yönetmenliği korku türünde oldu. Türüne göre farklı, akıcı ve yeteri kadar ilginç bir hikayeye sahip. 2020’de ikinci filmin geleceği açıklandı.

Soğuk Savaş (Cold War): Polonya yapımı drama filmi. İki müzisyenin Polonya’da başlayan imkansız, vazgeçilmez aşkları anlatılıyor. Pawel Pawlikowski Cannes Film Festivali’nde “en iyi yönetmen” ödülü kazandı.

Vahşi Batı Hikayeleri (The Bullet of Buster Scruggs) Coen kardeşlerin yazdığı, yapımcılığını üstlendiği ve yönettiği birbirinden bağımsız altı vahşi batı hikayesinin uyarlandığı film.

Bunların dışında henüz izlememiş olduğum, en kısa sürede izlemeyi umduğum üç film daha var: “Vice”, “Green Book”, “The Favourite” (bir de Spiderman filmi var). Böylelikle kazandı kazanmadı konusundan bağımsız olarak 12 filmlik bir izleme listesi çıkarmış oldum. Bu listeye bakıp film seçecek olan okuyucu var ise iyi seyirler dilerim…


İlk yorum yapan siz olun

    Bir Cevap Yazın