İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İşe Yarar Bir Şey’deki İncelik

“İşe Yarar Bir Şey” 2017 çıkışlı, senaryosunu Barış Bıçakçı ve Pelin Esmer’in birlikte yazdığı, ve yine Pelin Esmer’in yönettiği film. Başrollerinde Başak Köklükaya, Öykü Karayel ve Yiğit Özşener yer alıyor. İlk gösterimi 36. Uluslararası İstanbul Film Festivali kapsamında gerçekleşen filmde, hem avukat hem şair olan Leyla’nın İzmir’e doğru trenle çıktığı yolculukta genç hemşire Canan’la tanışmasıyla tanık olduğu olaylar anlatılır. Filmin tamamında şair Leyla’nın sahip olduğunu anladığımız ince bir bakış hakimdir. Uzun yolculuklarda hayallere dalıp gitmekten hoşlanan izleyicilerin özel bir ilişki kurabileceğini düşündüğümüz filmle ilgili sürprizbozanlı bir inceleme yazmaya çalıştık.

Sürprizbozan Uyarısı!

Leyla (Başak Köklükaya), şair ve avukattır. İzmir’e okuldan arkadaşları ile mezuniyetin 25. yılı için düzenlenen yemeğe gitmek üzere trenle yolculuğa çıkar. Yolculuk öncesi yeni mezun hemşire Canan (Öykü Karayel) ile karşılaşır. Canan’ın da özel bir hastanede iş görüşmesi yapmak üzere yola çıktığını öğrenir.

Bahsettiğimiz incelik aslında Leyla’nın şiir yazma alışkanlığıyla kazandığı, bakışındaki inceliktir. Leyla yol boyu trenin dışında yollara, ağaçlara, ışıklara, insanlara, duvarlara, camdaki yansımasına büyük bir ilgiyle bakar. Bakarken kamera da tüm olanları aynı hassasiyetle takip eder. Aynı zamanda ilk yarı boyunca neredeyse aralıksız duyduğumuz tren sesiyle birlikte, ikinci yarıda anlam kazanacak olan çello sesi, Leyla’nın hislerine müziğiyle eşlik eder. Leyla’nın etrafı ilgiyle seyretme alışkanlığını, aslında hiç ilgisi olmadığı halde, Canan’a göz kulak olma teklifini hemen kabul etmesi, ve yine yalnız gördüklerine dayanarak birdenbire kendini Canan’ın öyküsünün içinde bulmasıyla da anlarız. Hatta ilerleyen dakikalarda, bu ilgisinin yalnız şiirlerine malzeme bulup çıkar sağlamak isteğinden kaynaklandığı düşünülerek suçlanacaktır. Aslında film boyu hem Canan’ın hem Leyla’nın davranışları kendi çıkarlarına hizmet eder. Ancak zaman zaman, bu iki karakterin asıl maksatlarının iyilik yapmak olduğu üzerinde durulur.

İyiliğin tanımı üzerinden yapılan sorgulamaların bizi taşıdığı asıl hikaye ikinci yarıda işlenmeye başlar. Öykü’nün merkezindeki karakter Yavuz’u (Yiğit Özşener) ilk olarak İzmir’in sahilindeki evinde, denize bakan penceresinin yanında görürüz. Burası da tıpkı trende olduğu gibi, çeşit çeşit insanın, kalabalığın, gürültünün, geçip giden gemilerin, denizin, kuşların, gün batımının, her çeşit hikayenin izlenmesine müsait, Leyla gibi meraklı kişilere ilham verecek bir manzaraya sahiptir. Zaten Yavuz’un da Leyla’ya bu yönden benzediğini ilk dakikalarında Leyla’yla konuşmalarından anlarız.

Canan ikisiyle aynı ilgi alanlarını paylaşmaz. Ancak onun öyküsünde hem Yavuz’u doğrudan ilgilendirir, hem de Leyla’nın ilgisini çekecek türdendir. O yüzden Leyla Canan’la birlikteyken kendi aleminden uzaklaşmak zorunda kalmaz. İçinde Canan’ın da olduğu tüm sahneleri biz de şiirsel anlatımla izleriz. Bu anlatımdan uzaklaştığımız tek sahne, restorandaki mezuniyet yemeği sahnesi. Tüm sahne boyunca yıllardır birbirini görmemiş arkadaşların hikayelerini, yüzeysel biçimde, özetle anlattıklarını bir yabancı gibi izleriz.

Mekandaki yüksek ışık güzelliğe hizmet etmez yalnız aydınlatmaya yarar. Film boyu çalan çello sesi duyulmaz onun yerine kalabalığın gürültüsü ve çatal bıçak sesleri duyulur. Kendimizi o ortama Leyla kadar yabancı hissederiz. Ancak sahnenin sonunda Leyla’nın şiirini duymaya başladığımızda kendimizi duygusal olarak sahnenin içinde hissetmeye başlarız, kameranın hareketleri yumuşar, Leyla’nın iç sesi şiire eşlik etmeye başlar, ve biz bu hislerle kendimizi tekrar Yavuz’un penceresinden dışarıyı izlerken buluruz. Az önce bahsedildiği gibi, sahilden gelip geçenleri tıpkı Leyla gibi ilgiyle izleriz. Biraz sonra da Leyla ve Canan da kalabalığa karışır. Artık onlar da merak edilesi birer hikayenin sahibidirler. Ve son olarak Leyla’nın Yavuz’a dönüp uzaktan bakışına tanık oluruz ve ilk defa Leyla’yla birlikte değil, Leyla’ya bakarız.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir Cevap Yazın