İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İstanbul Şiirleri ve İstanbul’un Sis’i

İstanbul, kendisine en çok şiir yazılmış, söz söylenmiş yerlerden. İlk aklımıza gelen örnekler onun güzelliğini, kıymetini anlatanlar.  

Yahya Kemal Beyatlı – Bir Başka Tepeden

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.”

Nedim – İstanbul Kasidesi

“Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır
Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır…”

Ancak Tevfik Fikret’in “Sis” şiiri gibi bunun aksi örnekler de mevcut. Hayatının bir noktasından sonrasını karamsar ve yılgın geçiren Fikret’in bu eseri şairlerin eserinlerine defalarca referans olmuş. Yahya Kemal Beyatlı “Siste Söyleniş” ile Tevfik Fikret’e sitem etmiş; Vedat Türkali ise sonraları bestesi yapılan meşhur “İstanbul” şiirini “Sis şairi”ne ithaf etmiştir.

Yahya Kemal Beyatlı – Siste Söyleniş

“…Bir devri lanetiyle boğan şâirin “Sis”i.
Vicdan ve ruh elemlerinin en zehirlisi.

Hülyâma bir ezâ gibi aksetti bir daha;
-Örtün! müebbeden uyu! ey şehr! -O bedduâ…

Hayır bu hal uzun süremez, sen yakındasın;
Hâlâ dağılmayan bu sisin arkasındasın.”

Vedat Türkali – İstanbul

“Salkım salkım tan yelleri estiğinde

Mavi patiskaları yırtan gemlerinle

Uzaktan seni düşünürüm İstanbul

Binbir direkli Haliç’inde akşam

Adalarında bahar

Süleyaniye’nde güneş

Hey sen ne güzelsin kavgamızın şehri…”

Tevfik Fikret – Sis

“…Ey eğilmiş esir baş, ki ak-pak, fakat iğrenç;
ey tâze kadın, ey onu tâkîbe koşan genç!
Ey hicran üzgünü ana, ey küskün karı-koca;
ey kimsesiz; âvâre çocuklar… Hele sizler,
hele sizler…

Örtün, evet, ey felâket sahnesi… Örtün artık ey şehir;
Örtün, ve sonsuz uyu, ey dünyanın koca kahpesi!”

Tevfik Fikret’in zamanla “şehirle arası açılmaya devam etmiş” (*) ve daha sonra Sis’e zeyl olarak “Rücu” gelmiştir.

İstanbul Şiirleri dediğimiz için epey şaire borçlanmış olduk. O nedenle birkaçını sayalım:

-Nazım Hikmet Ran – Hep Kahır: “Bana İstanbul’u Anlat Nasıldı?”

-Orhan Veli Kanık – İstanbul’u Dinliyorum: ” Önce hafiften bir rüzgar esiyor/ Yavaş yavaş sallanıyor / Yapraklar ağaçlarda / Uzaklarda, çok uzaklarda…”

-Necip Fazıl Kısakürek – Canım İstanbul: ” Gecesi sümbül kokan / Türkçesi bülbül kokan / İstanbul, İstanbul…”

-Bedri Rahmi Eyüboğlu – İstanbul Destanı:”İstanbul deyince aklıma martı gelir/ Yarısı gümüş, yarısı köpük/ Yarısı balık, yarısı kuş…”


*: Abdülhak Şinasi Hisar – Geçmiş Zaman Edipleri

İlk yorum yapan siz olun

    Bir Cevap Yazın