İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Rewşan Çeliker, Tov (Tohum)

Rewşan Çeliker, Tov (Tohum)

Rewşan Çeliker’İn ikinci albümü Tov’un lansmanı 29 ocak 2020 de istanbul moda sahnede gerçekleşti. Tov (Tohum), CK  Music Production etiketiyle, 10 Ocak itibariyle dinleyiciyle buluştu. Kürtçenin Kurmançi lehçesi ile söylenmiş 10 eserden oluşan albümde Kamuran Ali Bedirhan, Ferike Usiv, Aram Tigran gibi usta müzisyenlerin yanısıra, günümüz bestekarlarından Dr. Ahmet Kaya ve Mirady Doğan’ın eserleri de bulunuyor. Ayrıca albümde Çeliker’in kendi besteleri de yer alıyor.

Albümün icrasında Rewşan Çeliker’in yanında; gitarda Cenk Erdoğan, kopuzda Coşkun Karademir, davulda Ömer Arslan gibi değerli üstatlar yer alıyor.

Ayrıca albümde; perküsyonda İsmail Altınbaş, kemanda Umut Şenyaylar, viyolonselde Hazal Akkerman, udda Bekir Şahin Baloğlu, klavyede Onur Nevşehir ve düdük ve klarnette Erdi Aslan yer alıyor. albümün mix ve masteringi Evren Arkman’a müzik direntörlüğü ve aranjeleri ise Hakan Gürbüz’e ait.

Rewşan Çeliker;

Ankara Üniversitesi PDR Bölümü’nden mezun oldu, daha sonra Bahçeşehir Üniversitesi’nde Oyunculuk Yüksek Lisansı yaptı ve bu sırada keman, armoni ve viyola eğitimi de aldı. 

2019’da “Kirasê Te”, “Azîzakam”, “Bingol” ve “Desmala Min” olmak üzere 4 adet Single yayımlayan sanatçı, ev kayıtları ve unutulmaya yüz tutmuş şarkılardan oluşan ilk albümü “Ax Lê Wesê”yi  2018’de yayımladı. 2014 yılında Kürtçe kadın sözlü geleneği ve kültürel bellek üzerine “Dengên Bakûr (Kuzeyin Sesleri)” belgeselini hazırlayıp sundu.

Rewşan Çeliker özellikle Horizon adlı grupla çalıştığı yıllarda aralarında Yunanca, Farsça, Arapça, Fransızca ve Ermenice’nin de bulunduğu çok farklı dillerde şarkılar söylediğini belirtiyor. son albümü Tov’da ise yalnızca Kürtçe’nin Kumançi Lehçesi’yle yazılmış şarkılar derlemiş. bir ropörtajında, dil konusuyla ilgili ‘Her dilin kendi öyküsü var bu öykü kendini o dilde ifade etmenin ritimlerini barındırıyor.’ diyor.

Çocukluğunda Ciwan Haco  ve Wetan gruplarına hayran olduğunu belirten Çeliker, annesinin hep Erivan radyosunu dinlediğini, radyo kapandığındaysa güzel sesli annesinin şarkılara devam ettiğini anlatıyor. Şarkı söylemeye, 14 yaşında evde, kültür merkezlerinde başlamış. Repertuvarında 1930’lu yıllara dayanan Bağdat ve Erivan Radyosu Kürtçe Müzik arşivinin önemli yer tuttuğu sanatçı çokça beslendiği geçmişten gelen kültür mirası ile ilgili şunları söylüyor; ‘Bildiğiniz gibi kültür bir mirastır. Bizden öncekilerin bize bıraktıkları her şey o mirası oluşturuyor. Müzik kültürümüz de aynı şekilde… Eğitim ile o kültürümüzü işleyebiliriz.’

Kariyerinin ilk yıllarında verdiği bir ropörtajında müzik tarzının Raggy ile Blues etkisinde olduğunu söyleyen sanatçının son albümü Tov’da ise müzik anlayışının Progresif Folk, yani yeniliklere açık bir Halk Müziği olduğu söyleniyor.

Çeliker, albümün hazırlık aşamalarında uluslararası festivallerde, sahnede albümün dinleyiciyle buluşmasını hedefleyerek çalıştıklarını söylüyor. bununla ilgili bir ropörtajında; ‘Dedik ki biz bu albümü niye dünya müzik festivallerinde çalabileceğimiz bir formatta yapmayalım? Ekibimizin üyeleri belliydi zaten. Mesela bir şarkıda obua kullanmak istedim ama benim obua kullanmam için ekibimde bir obistin olması gerekiyor çünkü ben o şarkıyı albüm soundu neyse sahnede de aynı şekilde dinleyiciye ulaştırma gayretinde oldum hep. Dolayısıyla olabildiğince ekibin sazlarına ve sazların sınırlılıklarına göre bir sound ortaya çıkardık.’ diyor. 

Ayrıca Progresif Folk türünde derlenmiş şarkılarda doğuya has şarkıların zaman zaman batı enstrümanları ve formları ile biçimlendirildiği görülüyor.

‘Kürt müziğinde müzik genellikle söze dayalıdır. Şarkı neyse ana melodi neyse introda da, ara melodilerde de aynı tekrar söz konusudur. Farklı bir melodi yoktur, kafa karıştırmaya gerek yoktur. Hatta çok seslilik yoktur, tek ses üzerinden anlatılır. Klarnet de ud da bağlama unison çalar. Orada ben daralıyorum, o noktadan çıkma arzusu içerisindeyim hep.’

Albümde şarkıların genelinin düzenlemesinde neşeli, hareketli, mutlu bir his uyandırdığı söylenebilir. Ancak sözlerin genel temalarını, göç, ayrılık, hüzün oluşturuyor. Bu zıtlıkla şarkılarda duygusal bir denge bulunmuş. Bununla ilgili Çeliker;

Mesela Bavem şarkısı mülteci bir babanın kızına verdiği öğüdü anlatan bir hikâye. Söz ve müziği de bana ait olan bir şarkı. Sazına, müziğine baktığınızda pırpır eden bir şey var, mutlu bir şey geliyor. Hikâyeye baktığımızda hikâyedeki ana tema göç, bu dünyanın sana bana kalmadığı, bu alemin gelip geçici bir şey olduğu. Ama zaten bir kavramın, tek bir olguyu ele aldığına, genel geçer tek bir duyguyu barındırdığına ben inanmıyorum. Bir göçü anlatıyorsanız göçün içinde hüzün kadar, bir heyecan da vardır. Gittiğiniz şehre, gittiğiniz yere dair bir merakınız da vardır. Göç sadece bir trajedi değildir, içinde bambaşka hikâyeler de barındırır. Ya da bir aşkı anlatıyorsanız bu sadece çok mutlu çok şahane bir şey değildir, orada bireye dair yok olan bambaşka figürler vardır. Güzelliğin on para etmez, şu bendeki aşk olmasa hesabı.’

İlgili Kaynaklar;

https://m.bianet.org/bianet/sanat/192484-her-dilin-bir-oykusu-her-oykunun-bir-ritmi-var

https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&url=https://m.bianet.org/bianet/sanat/218367-rewsan-in-yeni-albumu-tov-dinleyici-ile-bulustu&ved=2ahUKEwiO7Nr4vLPpAhWTFMAKHZeqBWsQtwIwEHoECAMQAQ&usg=AOvVaw3PDHFwdMAiXqp24HeLf3am

https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&url=https://www.rudaw.net/turkish/culture/09012020&ved=2ahUKEwiO7Nr4vLPpAhWTFMAKHZeqBWsQFjATegQIBBAB&usg=AOvVaw2ECicOWSkk4W3n2raO6jRc

https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&url=https://www.evrensel.net/haber/398879/her-yurege-bir-tohum&ved=2ahUKEwj00Yj6v7PpAhWSlFwKHXTgD3c4ChAWMAd6BAgEEAE&usg=AOvVaw0bTLvq94YE8wLgIQOuOUAk

https://www.birgun.net/amp/haber/rewsan-hikayeye-odaklaniyorum-300288?__twitter_impression=true

https://www.rewsanceliker.com/biyografi/

İlk yorum yapan siz olun

    Bir Cevap Yazın