İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“SUITS” Hoş Bir Tat Bırakarak Final Yaptı

Suits, dokuz sezonluk yolculuğunu tamamladı. Harvard mezunu, zeki, şık ve özgüvenli avukatların güç mücadelesi sandığımız hikaye, özellikle son sezonlarda odağa aldığı aile ve dostluk mesajlarıyla veda etti. Oldukça uzun süren diziyi bu denli sevdiren şey en başta karakterlerdi: Harvey, Mike, Donna, Jessica, Louis ve diğerleri.

Suits, sürekli ültimatomların, blöflerin olduğu, Rocky filmlerinin dövüş sahneleri gibi yumrukların yüzlerde patladığı gerçeküstü bir diziydi. Son üç yılda dizinin eleştiri puanları oldukça düşmüştü. Imdb’ye bakınca görülüyor ki Suits, son üç bölümde izleyicilerin gönlünü almayı başarmış.

Final bölümleri genelde beğenilmez. Birçok yoldan ilerleyen çatışmaların son bölümde çözüme kavuşturulması tempo sorununa neden olabileceğinden Suits oldukça riskli bir yol seçmiş. Bu yüzden bölümü insaflı değerlendirip iyi bir final diyorum. Tutarlı bir final oldu mu? Baş roldeki Gabriel Macht’a göre cevap “Evet”.

Yapımcı ve senarist Aaron Korsh’un ilk önemli işi bu diziydi. Artık, spin-off dizisi “Pearson” ile kariyerine devam edecek. Oyuncuların büyük bölümünün de Korsch gibi en önemli işleri bitmiş oldu.

Konusu: New York şehrinin en iyi iş bitiricisi Harvey Specter, bir yardımcı avukat almak için mülakat yapmaktadır. O sırada uyuşturucu takasında tuzağa düştüğünü anlayan dahi Mike Ross, polislerden kaçarken kendini mülakat salonunda bulur. Harward’tan atılmış ve diploması olmayan Mike, eğer işe alınırsa Harvey’e onun gördüğü en iyi avukat olacağına söz verir.

Sürprizbozanlı Değerlendirme

Harvey Specter’in isminin baş harfleri olan HS, Sherlock Holmes’i andırıyor. Dahası özellikle ilk sezonlarda avukattan çok bir dedektif gibi iş yapıyor. Specter, hayalet anlamına geliyor. Buna çok uygun bir şekilde Harvey’in hayatını, iç dünyasını 5.sezona dek neredeyse hiç öğrenemiyoruz. Harvey’in iki akıl hocası var, biri şirketin yöneticisi olan Jessica Pearson. O, Jessica ile olan ilişkisinin benzerini Mike ile kuracağını düşünüyor.

Harvey, daha ilk bölümden itibaren ciddi bir şöhrete ve kariyere sahip. Zirveye ulaşmak üzere. Onun için dizi, bu zirveyi kaybetmeme  ve kendini tanıma hikayesi. Biz, ilerleyen sezonlarda onu tanıdıkça o da kendini tanımaya ve bazı kararlarını gözden geçirmeye başlıyor. Son sezonda ise hangi tarafta olması gerektiği konusunda şüpheleri iyice görünür oluyor. Mike’nin geri dönüp Samantha ve Harvey ile karşılaştığı dava, onun yeni kararlar almasında kilit rol oynuyor.

Mike Ross’un hikayesinin ise adeta ilk sayfasındayız. Diploması olmadan avukatlık yapmaya başlayan Mike, anne ve babasını kaybetmesi yüzünden hep avukat olmak istemiş ama bir yerde işler sarpa sarmış. Hayatına çeki düzen verip yükselişini izleyecekmişiz gibi görünüyor. Ancak sakladığı sır, sırrın yeni ortakları arttıkça daha büyük bir probleme dönüşüyor.

Mike Ross, diğer karakterlerden daha önce yeni yolunu çizdi. Prens Harry ile evlenen Meghan Markle’nin diziden çıkması da süreci hızlandırmış olabilir. Ross’u canlandıran Patrick J. Adams da 7. sezonda artık kendi hikayesinin bittiğini düşünmüş ve bunu Korsh ile konuşmuş.

Mike ve Harvey arasındaki diyaloglarda sık sık kullanılan film referansları hem ikili arasındaki dostluğu gösteriyor, hem de eğlenceli sahneler doğuruyordu.

Harvey’in en büyük destekçisi olup bir süper kahramanı andıran sekreter Donna’nın insani tarafını da Harvey gibi uzun zaman sonra görebildik.

Şirketin içindeki rakip, başlangıçta yalnızca kötü yüzünü gördüğümüz Louis’nin gelişimi ise diğerlerinden daha farklı yönde oldu. Olgunlaşan ve aranan takım arkadaşına dönüşen Louis, ayrıca sık sık komedi unsuru olarak yer aldı.

Dizinin ana konusunun, olay örgüsünün oldukça iyi olduğunu söylemek gerek. Çatışmanın eksik olmadığı, giderek artan gerilimi ile zaman zaman ayakta alkışlanacak bölümler izledik. Ancak dokuz sezon olunca tekrarlar kaçınılmaz hale geldi. Aynı formüllerin farklı karakterler üzerine uygulandığını sıkça gördük. Dizinin hukuk dünyasının işleyişine çok sadık kalmasını da beklememek lazım. Her drama eserinde olduğu gibi hikayelerini anlatmak için kendi dünyalarını kurduklarını kabul etmek en iyisi.

Senaryo tekrarı demişken en önemli iki karakterin de en önemli davaları aynı şekilde başka birinin kendini feda etmesiyle kazanıldı. Jessica’nın kendini Harvey için feda etmesi bir çok yönden ikna ediciydi. Yeni bir kariyer düşünüyordu, suçun zaten ortağıydı ve Harvey ile çok güçlü bir bağları vardı. Robert Zane‘nin kendini fedası ise (en azından beni) yeterince ikna edemedi. O, Harvey’e saygı duysa da bu saygı tüm emeğini çöpe atmak için yetmezdi. Geçmişte yapıp pişmanlık duyduğu bir şeyle verilen motivasyon da bu fedayı açıklamakta yeterli olmamalı. Davalar veya karakterler arasında bir benzerlik dahi yoktu.

Çok tecrübeli ve başarılı karakterlerin sinirlerine ya da duygularına hakim olamayıp başta davalarını kaybetme noktasına getirmeleri, sonra parlak bir fikir bulup kazanmaları, dramatik açıdan etkili olsa da sık tekrarlandığında izleyicide kötü bir tat bırakıyordu. Özellikle son sezonlarda kişisel sebeplerle alınan davalarda bu formül defalarca tekrarlandı.

Dizinin başka eleştirilecek yanları da var elbette. Yerli dizilerde de şikayet ettiğimiz uzun bakışmalar, pozlar, müziğin dramatik etkiyi artırmak için fazlaca kullanımı bunlar arasında.

Dizinin finalinde Mike ve Harvey’in bir dava için karşı karşıya geleceklerini ve tüm silahlarını kullanacaklarını, boynuzun kulağı geçeceğini beklemiştim hep. Ancak bir yerden sonra hikayenin merkezinde Harvey’in kaldığını gördük. Yine de  final bölümünden bir önceki bölümün sonunda Mike’nin ettiği sözleri duyduğumda bu teorime dair umutlarım yeniden yeşermişti,

Bu güzel bir mola oldu ama bitti. Mahkemede görüşürüz!”

Ama belli ki aile vurgusunu yapmayı tercih etmişler. İlk bölümdeki Mike-Harvey tanışmasını yeniden yaşatarak sevenlerinin ağızlarına bir parmak değil adeta bir kavanoz bal çalmayı eksik etmemeleri ise finalin en hoş sekansıydı.

Suits, daha kısa tutulup, yoğun bir senaryo ile ekranlara gelseydi belki televizyonun efsaneleri arasında anılacaktı. Ancak yine de son derece ilginç karakterleri sayesinde belirli bir kitle için unutulmaz olarak kalacağa benziyor.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir Cevap Yazın